Google ADS

Dokunmatik telefonların yaygınlaşması ve internet kullanımının artması sebebiyle Türkiye nüfusunun %67’si her gün aktif olarak sosyal medya kullanıyor. İş dönüşü toplu taşımalarda, hastanede sıra beklerken, sıkıcı bir arkadaş buluşmasında… Cebimizde taşıdığımız bu sanal dünyaya erişimin bu kadar kolay olması bizi aldığı her güncelleme ile kullanıma biraz daha teşvik ediyor. El ilanları, broşürler, tabelalar artık geride kaldı. Bu kadar insanın sosyal medya kullanıyor olması da ürün/hizmet pazarlamasının şeklini bir hayli değiştiriyor.

Düşük bütçeli lokal işletmelerden büyük ölçekli holdinglere, kar amacı gütmeyen kuruluşlardan internet girişimlerine kadar pek çok şahıs ve/veya kurum potansiyel müşterilerine ve hitap ettiği kitleye ulaşmak için sosyal medya kullanımına ihtiyaç duyar. Kullanıcılar ile etkilişime geçmek yeni müşteriler bulmaktan ziyade, var olan müşterilerin sadakatini de sağlamaya yardımcı olur. 2020 yılı verilerine göre başta instagram olmak üzere facebook, twitter, linkedin vb. sosyal medyalar kullanıcılarını “daha çok vakit geçirmeye” teşvik etmek amacıyla sürekli güncellenir ve her daim yeniliklere açık olur. Fakat sosyal medya yönetimi kişisel hesaplarda olduğu gibi basit değildir. Gönderilerinizin boyutu, renkleri, içerdiği yazılar ve ulaşılmak istenen kitle stratejik olarak belirlenmeli, bu stratejiye sadık bir çalışma yürütülmelidir. Kullanıcıların arkadaşlarını (kişisel hesapları) takip etmelerindeki en temel sebep meraktır. İşletme hesabınızın kullanıcılar tarafından takip edilmesini istiyorsanız her şey kusursuz olmalıdır. Tüm gönderileriniz bir uyum içinde olmalı, potansiyel kitle analizi yaptıktan sonra paylaşımlarınızın eğlenceli mi yoksa yaratıcı mı olması gerektiğine karar verilmelidir.